Gelenek ve Adetler

Ramazan ve Kurban bayramlarının arefe günleri bazı aileler lokma döker, pilav ve helva yapar, komÅŸularına dağıtır. Böylece ölülerinin hatırlanıp anılmasını, onlara hayır dua edilmesini saÄŸlamış olurlar.

Arap aylarından Muharrem ayında durumu uygun olanlar, Nuh Peygamber’den süregelen aÅŸure geleneÄŸine uyarak aÅŸure piÅŸirir, yakınlarına dağıtır. PiÅŸirilen aÅŸureden uzaktaki akraba ve niÅŸan evlerine kadar tencerelerle gönderilir.

Ülkemizin genelinde olduÄŸu gibi çevremizde de bir çok yatır bulunmaktadır. Halkımız yatırlara “Dede” demekte, bunların kutsiyetine ve olaÄŸanüstü güçleri bulunduÄŸuna inanmaktadır. Bu yüzden bir dileÄŸi olanlar veya dileÄŸi yerine gelenler yatırlara adaklar adamakta, zaman zaman buraları ziyaret ederek namaz kılıp dua etmektedir. Yöremizde en ünlü dedeler Madran Baba, Araphisar ve Eskiçine dedeleridir.

Evde pişirilen yemeklerden komşulara komşu hakkı vermek, zeytinlerin ve meyvelerin toplanması sırasında bir ağacı olduğu gibi bırakmak yerleşmiş bir gelenektir.

GüneÅŸ battıktan sonra doÄŸuncaya kadar süt ve yoÄŸurt vermek, geceleri tırnak kesmek, aynaya bakmak, yatağın baÅŸ tarafını batıya getirmek, salı günleri çamaşır yıkamak, salı ve cuma

günlen yem bir iÅŸe baÅŸlamak, evinde baykuÅŸ ötmek, birine süpürge ile vurmak uÄŸursuzluk sayılmaktadır.

Hastalıklarda hocaya okutmak, bileÄŸe iplik baÄŸlamak, dedelere bez baÄŸlamak, kurt aÄŸzı baÄŸlatmak gibi batıl inançları ve gelenekleri de yer yer yaÅŸanmaktadır.

Ölü kendine özgü dini bir törenle gömülmekte mezarlık dönüÅŸünde cenazeye katılanlara yemek verilmektedir. Cenaze sahiplerinin üzüntülü oldukları düÅŸünülerek onlara her öÄŸünde komÅŸular tarafından yemek verilmektedir. Cenaze evinde bir kaç gün yemek piÅŸirilmemektedir. Ölüm olayının üçüncü, kırkıncı veya elli ikinci günleri ölü için yemek hayrı yapılmakta, kur’an ve mevlit okunarak dua edilmektedir. Defin töreni eski Türklerdeki YuÄŸ törenlerinin İslamiyetle birleÅŸmiÅŸ bir halini arz etmektedir.

 
 
 
2011 Gazoz.net